31 Ocak 2010 Pazar

mazeret

yazamıyorum ne zamandır ben, yazmak istiyorum, aklımda bir sürü şey oluyor yazacak ama yazamıyorum. bilgisayarın başına oturunca gidiveriyor her şey birden. kendi kendime vakit geçiresim, tak başıma bir şeyler yapasım var bu ara; kendimi dinleyesim kısacası.

sabah kalktım. önce hava güzel gibiydi. çıkmaya niyetlendim. sonra baktım yağacak gibi. "hastasın zaten, otur oturduğun yerde" dedim. sonra yine karar değiştirdim. kalktım giyindim kuzguncuk'a gitmek üzere yola çıktım. yolda bi arkadaşımı aradım çok uzun zamandır görmediğim "gel, tost yiyelim, çay içelim" dedim. "peki" dedi şaşırdım. çınaraltı'nda oturduk, beyaz peynirli domatesli tostlarımızı yedik. konuştuk bıdır bıdır. görüşmediğimiz uzun zamanda evlenmek üzere olduğu kız arkadaşından ayrılmış, iş değiştirmiş, ciddi bi hastalık geçirmiş. ne kadar uzaklaşıyorum yakın olmam gereken insanlardan diye düşündüm. bana hep huzur veren bu adamla neden bu kadar mesafe koymuşum araya bilemedim. düşündüm hep dönüş yolunda eski arkadaşlarımı...

aramalı arada bir arkadaşları, boşlamamalı.



ps: çok dinlerdik eskiden bu şarkıyı beraber. yine dinleyelim

3 yorum:

nazpek dedi ki...

ortak olmak her sevince her derde kedere

kutupayusu dedi ki...

of....feci eskilere gittim bende....bu şarkı ..dimi yaw....offfff..OF

meLos dedi ki...

pazar gününden beri aralıklarla yaşar kurt dinliyorum. ne kadar da özlemişim ve ne kadar çok şey hatırlatıyor bana:D

"offf"lamadığımız şeyler hatırlasak keşke hep