kabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2009 Salı

kabus 3 - gugli gugli gugli be gone


günlerdir saçma sapan uyumama bağlamak istiyorum bu rüyayı. zira pek bi mutlu uyumama rağmen çok mutsuz uyandım... rüya planlandığı gibi deniz kenarında başladı.

şile'de... iki kişiyiz, hava soğuk, üzerimizde polarlar var ama üşütüyo ona rağmen... kumsalda oturuyoruz. fonda uzaktan bi yerde Pink Martini çalıyo. Pek güzel sohbetler muhabbetler... sonra bulutlar gelmeye başlıyo. kara kara bulutlar. ama sohbete devam ediliyo. sonra bir balina yavrusu vuruyor kıyıya. karnında bir yarık var. birşey yapamıyoruz tabi, bakakalmak dışında. kalkıyoruz yavaş yavaş. kaldığımız yere dönmek için sahil boyu yürürken bir sürü balina görüyoruz kıyıda. ben ağlamaya başlıyorum. hızlanıyo adımlar. yağmur yapmaya başlıyor yavaş yavaş. sevmiyorum ıslanmayı, "hızlı gidelim" diyorum. birden dalgalar büyüyor sonra. kumsalın içine doğru gidiyoruz. ama dalgalar da geliyor. koşmaya başlıyoruz. sonra birden çantamdan bir albüm düşüyor. "bitmesindi" denilen anların fotografları var içinde. çantamda olduğunu bile bilmiyorum o albümün. geri dönüyorum, albümü almak için. "dur" diyor "gitme, baksana dalgalar ne kadar büyüdü". "bırakamam ama seviyorum o fotografları, bir tek onlar kaldı geçmişe ait". bağırıyor bana "melisa, o albümü şimdi bırakmazsan geleceğin olmayacak" diye. duraksıyorum, dalgalar yaklasıyor albüme, bir adım atacak oluyorum, tekrar bağırıyor "dur orada, ben alacağım" diyor. "tamam vazgeçtim gitme, gitsin" diyorum. ama dinlemiyor beni. o albüme doğru giderken bir dalga gelip albümü alıyor. kalakalıyor orda. "koş hadi" diye bağırıp ona doğru koşmaya başlıyorum. bakmıyor bile. dnüyor bana doğru, bir adım atıyor sonra, "istemedim albüm kurtulsun ama sen onu istedin" diyor. sonra dev bir dalga geliyor, alıyor onu da. çöküp kalıyorum kumsalda. ağlayamıyorum bile. sonra birden güneş açıyor, dalgalar çekiliyor. fonda yine müzik. uyanıyorum.

gugli gugli gugli be gone...

selametle

*fotograf buradan

9 Aralık 2009 Çarşamba

kabus



aslında sadece günün şarkısı olarak koyacaktım klibini. sonra youtube'da gezinirken bu klibe rastladım. sonra bu sabah gördüğüm kabusu hatırladım. sabah biraz saçma bi şekilde uyandığımdan çıkıp gitmiş aklımdan. oyda ki su son 4 aydır kabuslarla sıkı fıkı olduğumdan unutmuyordum hiçbirini (hatta itiraf ediyorum, çok çılgınları yazıyorum bir yerlere).

çok ilginç ama nerdeyse bu kliple aynıydı rüyam. tek farkı tek bir gökdelen var ben gökdelenin ortalarında camın kenarında oturuyorum. sadece karşıyı görebiliyorum, aşağıya ya da yukarıya bakamıyorum. yukarıdan sürekli insanlar düşüyor. o insanların yüzlerini görebilmek için saniyelerim var. o kadar stres oluyorum ki geçenleri tanımaya çalışırken. aşağıdan bağırışlar geliyor. ama kimseyi göremiyorum. herhangi bir gelişme olamadan uyandım. kalktığımda boynumdaki damarlar ağrıyordu yine...

uyku sapıtmacalarım yoluna giriyor yavaş yavaş. hatta hafiften bir uyku düzeni oturtmaya bile başladım. sabah 6'da uyansam da en azından 5-6 saat deliksiz uyuyorum son 5 gündür. Ancak kabuslar bitmiyor. Kafam ağrıyo bazen uyandığımda, çenem ve boyun kaslarım zaten hep ağrıyor. Geçsin artık istiyorum...

22 Haziran 2009 Pazartesi

kabus



Aynı rüyayı kaçıncı kez gördüğümü sayamıyorum artık. değişen tek şey rüyanın içinde kısa birsüre bana eşlik eden insanlar. rüyayı ne kadar sık gördğümü düşündükçe yine görüyorum. sinirler bozuk. bir daha görmemeyi diliyorum...

değirmendere'deyim. Mercan'daki evin yerinde başka bir apartman var. 4. kattayız. Mobilyalar değişik. Tarzımız değil. Fazla asortik. Ablam, annem, babam ben varız. Akşam geç saatler. Yemek yemişiz. Balkonda oturuyoruz. Birden sahne değişiyor. Ben odamdayım, uykudan uyanıyorum bir panikle. Etrafta kimse yok. Hava karanlık. İçeriden su sesi geliyor. Anneme sesleniyorum, ses yok. Sırayla deniyorum evdekileri kimse ses vermiyor. Kalkıyorum yataktan su sesine değil annemlerin odasında gidiyorum. Kimse yok. Ablam da yok. Salona gidiyorum. İlginç bi şekilde camlar kapalı ve içerisi çok sıcak. Camı açmaya gidiyorum. Su sesi dışarıdan geliyor. Deniz bizim pencerenin altına kadar yükselmiş. Denizin üstünde onlarca balina var. Minyatür balinalar. Ölmüş hepsi. Bir tanesi camın tam altına sürükleniyor. Yaşıyor gibi. Diğerlerinden daha sağlıklı görünüyor. Gidip küveti doldurmak için suyu açıyorum. Balinayı nasıl içeri taşıyabileceğimi düşünüyorum bir yandan. Minyatür olduklarını söylemiştim balinaların ama ellerimden kayıyor. Mutfaktaki kilimi alıyorum. Suya atlıyorum, etrafımda üç tane ölü balina var. Her yanıma değiyor. kilimi balinanın etrafına sarıyorum. uçlarını pencereden içeri atıp, yukarı çıkıyorum. Yüzgeçleri kıpırdıyor o sırada. Bu arada denizden tiz sesler geliyor. Ağlamaya başlıyorum. Balinayı çekmeye çalışıyorum ama her seferinde kayıyor kilimin içinden. Belki on kez deniyorum ama olmuyor. Sesler çoğalıyor gitgide. Artık balinanın yüzgeçleri de kıpırdamıyor. Gözünden kan akmaya başlıyor. Öldüğünü anlıyorum. Tüm sesler kesiliyor bir anda. Deniz kıpkırmızı oluyor. Sıçramayla uyanıyorum...